• Mütefekkir ve Mutasavvıf Yazar

  • Ölçün doğruluk olsun, aleyhinde dahi olsa doğruyu söylemekten çekinme.

  • Sâmiha Ayverdi

  • Sâmiha Ayverdi

  • Haksız olduğun bir mes’elede, haklı olduğuna kendini inandırmaya çalışma.

Copyright 2019 - fakir@fenomen.org

Sâmiha Ayverdi Yazınında Mekân Algısı

Dilek Keleş*

20. yüzyılın ikinci yarısında sosyal bilimler alanında gündeme gelen postmodernizm tartışmalarının önemli kazanımlarından biri “mekân”ın bir çalışma alanı olarak literatüre girmesidir denilebilir. Coğrafya disiplinine yönelik yeni tanımların ve mekânın sosyal bilimler sahasına girmesi aynı zamanda gündelik hayat çalışmalarının çıkış noktasını da destekler niteliktedir. Cumhuriyet Dönemi’nin önemli edebiyatçılarından Samiha Ayverdi üzerine odaklanan bu çalışma, Ayverdi’nin günlük hayatın akışı içinde anılarına yer verdiği “Paşa Hanım” ve “İbrahim Efendi Konağı” isimli iki anı kitabı referans alınarak yürütülmüş ve buradan yazarın mekânsal algısına ulaşmaya çalışmıştır. Muhafazakâr kimliğiyle öne çıkan Türk Edebiyatı’nın önemli ismi Samiha Ayverdi için ailenin, komşuların, mekânların, olayların, değer yargılarının ve kültürün bir parçasını oluşturduğu gündelik hayat önemli bir yer teşkil etmektedir. Ayverdi, yaşadığı dönemin ünlü kişilerine, onların yaşam tarzlarına, kendi ailesine ve aile ilişkilerine, yaşadığı konağa ve çevresel mekânlara, Osmanlı Dönemi yaşam tarzına ve bu bağlamda dönemin kültürünü daha sonra da koruduğunu düşündüğü belli başlı coğrafyalara yapıtlarında yer vermiştir. Geniş bir coğrafyayı eserlerine taşıyan yazar, tasavvuf geleneğinin şekillendirdiği yaşamını büyük bir Türklük şuuru içinde geçirmiş ve bunu da eserlerine yansıtmıştır. Bu yönüyle Ayverdi’nin yapıtları bize mekânsal kurguların izini sürme fırsatını verirken aynı zamanda kendisinin bilişsel haritasına ulaşmamıza da olanak sağlamaktadır.

Devamını oku: Sâmiha Ayverdi Yazınında Mekân Algısı

Ayverdiler...

DİYEBİLİRİM ki bu zirve şahsiyetler arasında "hanımefendi ve beyefendi"sıfatlarını, bütün incelikleriyle kendilerine en çok yakıştıranlar "Ayverdiler"dir...

"Niçin Ayverdi kardeşler değil de Ayverdiler" diyecek olursanız cevabım şudur... İki Hanımefendi ve bir beyefendinin derinleştirdiği ve ferahlık dağıttığı; Allah, vatan, millet ve devlet sevgisi aşıladığı bir bahar iklimidir Ayverdi Ailesi...

"Ayverdi Kardeşler"in yaşça, başça büyüğü olan Ekrem Hakkı Ayverdi beyefendinin sevgili eşi İlhan Ayverdi ablamız, Kabaklı hocanın mektep arkadaşıdır. Her daim yüzü gülen, dîli ve dili gülen, tevazuyu Allah vergisi olarak taşıyan, "hayra karşı" hayır içre gayretli bir ilim ve edeb insanıdır... Allah sağlıklı nice uzun ömürlerle başımızdan eksik etmesin ve o "dîl mangalında" ısıtılmış dualarından mahrum etmesin bizleri...

Rahmetli Ekrem Hakkı Ayverdi beyefendi, zirveleştikçe şefkat dağıtan, bu şefkatiyle, nezaketiyle, ilmiyle hürmet duyulan ve çok sevilen bir "baba dostu" idi benim için... Karşılıklı ev ziyaretlerinde, Kubbealtı buluşmalarında ondan hiç "lâf" duymadım. Kelâm ehli idi ve sözün hasını dinletirdi, nüktelerle ve hatıralarla süslediği sohbetlerinde...

Devamını oku: Ayverdiler...

Samiha Ayverdi'nin Romancılığı

Ankara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Araştırma Görevlisi Emine Gözde Özgürel'in, Türk Edebiyat ve Kültür Dünyamızın en önemli ve üretken yazarlarından biri olan aynı zamanda da TÜRKKAD Türk Kadınları Kültür Derneği’nin kurucusu olan Muhterem büyüğümüz Samiha Ayverdi'nin romancı kimliğini farklı boyutlarıyla ele aldığı, 2011 İLESAM-AKÇAĞ İnceleme-Araştırma Dalı'nda Birincilik Ödülü kazanan "Samiha Ayverdi'nin Romancılığı" adlı çalışması AKÇAĞ KİTAPEVİ tarafından basılmıştır. Kitap, 24 Mart 2013 Pazar günü, Ankara 7. Kitap Fuarı'nda, ilk kez olarak okurla buluşmuştur. Kitapseverlere duyrulur…

------------------

Öğrencim ve asistanım Emine Gözde Özgürel, elinizdeki bu çalışmasında Cumhuriyet dönemi Türk romanının önde gelen isimlerinden biri olan Samiha Ayverdi’nin roman türünde verdiği eserlerin özgün yanlarını, sistemli ve bilimsel bir yöntemin ışığında keşif yolculuğuna çıktı. Her edebiyat türü gibi roman da hem teknik hem estetik hem de içerik bakımından okuyucular tarafından keşfedilmeyi bekleyen çok çeşitli ve derin zenginlikler barındırır. Ancak okuyucu, çoğu zaman edebiyat bilimcisinin, araştırmacı, incelemeci ve eleştirmeninin kılavuzluğuna ihtiyaç duyar. Samiha Ayverdi, kültürel arkaplanı oldukça zengin bir Türk romancısıdır. Emine Gözde Özgürel de benim hazırladığım Roman Çözümleme Yöntemi adlı eserde önerdiğim yönteme ve terminolojiye bağlı kalarak Samiha Ayverdi’nin romanlarını anlamada ve anlamlandırmada oldukça başarılı bir kazı çalışması yaptı. Kendisini kutluyorum.

Devamını oku: Samiha Ayverdi'nin Romancılığı

Mükemmeli Arayanlara… Sâmiha Ayverdi’den “Yaşayan Ölü”

Mükemmeli Arayanlara… Sâmiha Ayverdi’den “Yaşayan Ölü”

Nagehan Penpeci,19 Şubat 2012

Sâmiha AyverdiYüce şahsiyetler bazen sessizlik içinde kaybolurlar. Aslında onlar her dem ayaktadır, biz göremeyiz. Ya da efsûnlu yekpârelerini herkese nasip etmezler. Şükür ki, yüce bir münevver kısıtlı olmak kaydıyla aşk’larının sırrını bize ifşa ediverdiler.

Aşk dedim de bu öyle bir aşk ki, büyüklerin En Büyüğe ulaştığı, onların baktığı her şeyde En Mükemmeli gördükleri bir aşk.. Sır-ı kâtibe erişmek zor, amma herkes kendi ölçüsünce hikmete nail olmuş, o hikmeti hücrelerine işlemiştir. Biz de kendi ölçümüzce kıymetli müverrihin yazdıklarını gönlümüze aldık. Ve istedik ki, bu muazzezden faydalanan yalnız bizler olmayalım.

O baharın adı Sâmiha Ayverdi / O’na bu maneviyatı Tanrı verdi / Hakk’tı aklına geleni, zikri, kuvveti / Onun ikinci aşkı da Türk Milleti

Samihâ Ayverdi’nin kıymetli kitaplarından biri de ‘Yaşayan Ölü’. Nefsin nasıl mağlup edildiği, bunu sağlayan kuvvetin güçlü bir iman olduğu anlatılmaktadır. Kitapta olaylar iki arkadaş olan Seniyye ve Leyla’nın mektuplarında anlatılır. Kitapta geçen diğer isimler; Ekmel Haydar, Ayşe, Gerçek Çelebi’dir.

Devamını oku: Mükemmeli Arayanlara… Sâmiha Ayverdi’den “Yaşayan Ölü”

Bir Ağacın Dalları

Yazar: Sâmiha Ayverdi ve İlhan Ayverdi

"Aşk gelicek bütün noksanlar tam olur!" fehvasınca, insan oğlunun Hakk'a bir niyazı olacaksa, o da: "Ya Rabbi, aşkımı ziyade et! Beni senden gayrıyı görmeyecek, her yerde ve her şeyde seninle muamele ettiğimi bildirecek, o şiddet-i muhabbeti ver!" diye yalvarmaktır.

"Kar ve buz güneşin karşısında nasıl eriyip su kesilirse muhabbetin şiddeti de, ne kadar nefsanî sıfat varsa, cümlesinin katılık ve sertliklerini, bu arizi hallerinden, aslî yumuşaklığına döndürür."

Menzile ulaşmak için yollardan geçmek gerek. Sabır gerek. Metanet gerek. Hepsinden önemlisi aşk gerek. Bu yolun derinliğini kavramak isteyenlere "Bir Ağacın Dalları"ndan sızan ışık, rehber oluyor.

(Tanıtım Bülteninden)
f t g m