SâMİHA AYVERDİ

Mütefekkir - Yazar

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Manisa Şehzadesine Veda

E-posta Yazdır PDF

Yirmi yıl önceydi. 1986’nın Mart ayı. Bir kültür ermişi, bir sanat dervişi el sallayıp ayrılmıştı dünyamızdan. Yakın dostları bile ölümünü haftalar sonra duyabilmişti. Sırrolup gitmişti aramızdan. Gönlü gani, ruhu yüce, güzel bir insandı. Mimardı, Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğü’nde çalışıyordu. Gülhane Parkı’nın karşısında kiraladığı ahşap binayı Türk Evi’ne dönüştürmüştü. El sanatlarımıza adamıştı ömrünü. Misafiri oldunuz mu sizi candan kucaklar, bütün imkânlarıyla ağırlardı. Yerlerde kilimler serili, duvarlarda heybeler asılıydı. Yüzü güleç, demli çayı hazırdı her zaman. İstanbul’un orta yerinde bir Anadolu havası soluklanırdınız. Türk’ün sanatına vurgundu Armağan Bey. Gazete ve dergilere makaleler yazıyor, sempozyumlarda tebliğler sunuyor, kürsülerde konuşmalar yapıyordu. Toprağına bağlı, insanına âşık, millî değerlerine sahip bir Türk aydınıydı. Ve bir gün, ansızın gölge gibi çekiliverdi aramızdan. Rabbinden gelen dâvete uydu, asıl meskenine doğru yürüdü gitti. Geriye birkaç eşya bırakmıştı: Bir iki kilim, birkaç heybe ve küçücük bir şiir: "O bulutun gölgesine bir varsam / Ne yağmuru ne güneşi beklerim / İlk günahın tövbesinde bir yansam / Gerisi Allah kerim." Armağan Tekin’i hatırladıkça gözlerim dolar, rahmetle anarım. Bir yayıncı çıkar da yazılarını kitaplaştırır mı, hiç sanmıyorum.

Bu mübarek topraklarda daha nice erenimiz vardır. Onlar afrasız tafrasızdır, şöhretten uzaktır. Hizmetlerini Allah için, vatan için, bayrak için yaparlar. Şan, şöhret, mal, mülk sevdasında değil hiçbiri. Mehmet Emiroğlu, Osman Elçioğlu, Ali Yardım ve yeni yitirdiğimiz Emrehan Küey. Kubbealtı çeşmesinden su içen, Ayverdi rahle-i tedrisinden geçen dört gönül adamı. Emiroğlu ve Elçioğlu yaşlı, Yardım hastaydı. Ama Emrehan Küey ömrünün olgun bir mevsimindeydi ve heyecan adamıydı. Ankara’ya bir toplantıya gitmişti. 13 Mart sabahı memleketine dönerken Uşak dolaylarında geçirdiği kazada hayata veda etti. Nâşı, 14 Mart günü, Hâtuniye Câmii’nde kılınan namazdan sonra Kırtık Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Emrehan Küey bu hayata veda etmişti. Dostlarına ilham veren, projeler üreten Manisa Şehzadesi, artık bu fani dünyada değildi. Gözümde hep bir hareket adamı, koşmaktan yorulmayan bir serdengeçti olarak kalacaktır. Manisa’nın bu atak, cevval çocuğu, aynı zamanda kalp adamıydı. Ziraat mühendisiydi ve toprağına kültür tohumları ekiyordu. Çocukluğu Manisa’da geçmişti. 80 öncesinde acılar çekti, 12 Eylül döneminde içerde yattı. Zindanda iken de devletine bağlı, milletine sevdalıydı. Henüz 11 yaşındayken Manisa’yı ziyaret eden Sâmiha Ayverdi ile tanışmış ve ondan iltifat görmüştü. Kitapla olan aşkı ise öğrencilik yıllarında başladı. İzmir’in irfan yuvası olan Arı Kitabevi’ne devam etti; Akademi Kitabevi’ni kurdu. İzmir’de uzun yıllar kitapçılık yaptıktan sonra 90’lı yıllarda yayıncılığa başladı. Kimsenin basmaya cesaret edemediği yaklaşık 150 kitabı, bütün zorluklara göğüs gererek Türkiye’ye dağıttı. Bir yandan insan yetiştirdi, geleceğe yatırım yaptı. Manisa ve İzmir’in kültürü, tarihi ve folkloru hakkında neşriyatta bulundu. Önce İzmir’in sonra da Ege’nin en iyi sahafı oldu. 1985’de Nazlı Figen Özyürek ile evlendi, kızı Şahbânu ise 1994’te dünyaya geldi. Celal Bayar Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olduktan sonra 1999’da üniversitenin Yüksek Öğretim Vakfı Genel Müdürlüğü’ne getirildi. Burada 22’si ders kitabı olmak üzere, 35 kitap yayımladı. Bir çok öğrenciye burs sağladı. Bu yıllarda rektörlük bünyesinde danışman olarak pek çok sergi, panel, konferans düzenledi. Sâmiha Ayverdi’nin Neşide Kerem Demir imzâsıyla kaleme aldığı "Türkiye’nin Ermeni Meselesi" kitabının Türkçe ve İngilizce baskılarını tekrar yaptırdı. Celal Bayar Üniversitesi Manisa ve Yöresi Türk Tarihi ve Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü görevini üstlendi. Çarşamba günleri "Manisa Konuşmaları"nı, baharda "Târih Kokan Şehir Manisa" kültür gezilerini düzenledi. 2001 senesi içinde 1. Uluslararası Mevlânâ, Mesnevî ve Mevlevîhâneler Sempozyumu’na önayak oldu. 2002’de ise Manisa Mesir ve Kültür Sempozyumu’nun yanı sıra uluslararası üç sempozyum, 6 panel gerçekleştirdi. Manisa Araştırmaları I ve II, Karaosmanoğlu Halit Paşa, Manisa Yangını, Ahmet Cevdet Paşa Hayâtı ve Eserleri adlı kitapların basımını sağladı. Bağış Kütüphâneciliği ve Arşivcilik çalışmalarını başlattı. Mevlânâ Araştırmaları Sanat ve Kültür Derneği’ni kurdu. 2005’te ise Mevlânâ sempozyumunun üçüncüsünü düzenledi.

1996’da Aydınlar Ocağı Manisa Şubesi’nin kurucu üyesi oldu; 2001 yılından vefatına kadar başkanlığını yürüttü. Burada "Pazartesi Sohbetleri"ni başlattı. Balkanlar ve Çanakkale konularında tertiplediği konferansların yanı sıra, 2005 yılında "Fotoğraflarla Çanakkale Destanı" adlı serginin açılmasını sağladı. Sergi, bugün Türkiye’yi dolaşıyor. Çanakkale ruhunun yaşatılması amacıyla Manisa’ya "Çanakkale Şehitleri Anıtı" yaptırmak için teşebbüste bulundu. Manisa doğumlu 2540 şehidin isimlerini, bu âbide ile unutulmaktan kurtarmak istiyordu. Müdafaa-i Hukuk Dernekleri Manisa Şube Başkanlığı, Tema Vakfı Manisa Şubesi Başkan Yardımcılığı, Akhisar İlçe İnsan Hakları Kurulu üyeliği görevlerini yürüttü. Kısa bir ömre çok büyük hizmetleri sığdırabilen Emrehan Küey, çok sevdiği Ali Yardım’ın vefatından 70, babası Ahmet Kudret Küey’in ölümünden 22 gün sonra Hakka yürüdü. Ayverdi Mektebi’nin bu asîl evladı bugün ebediyet âleminde. Şehzadeler şehri Manisa, daha pek çok kahraman yetiştirebilir ve merhum Emrehan Küey’in yarım kalan projelerini tamamlayabilir. Başta İlhan Ayverdi Hanımefendi, anne Perihan Hanım, Gülbin Öztürk, Özcan Ergiydiren ve Sinan Uluant olmak üzere bütün yakınlarına, Manisalılara, Türkiye’ye başsağlığı diliyorum.

Mehmet Nuri Yardım
http://www.mehmetnuriyardim.com